Siz Hala Burda Mısınız?

Sevgili ziyaretçilerimiz bu sitede yer alan tüm yazılarımız yeni adresimizde. Üstelik yeni bir sürü güzel konu yayınlandı. Hadi diğer tarafa gelin. www.biryastikta.org
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2011 Pazartesi

Karanfilin İnanılmaz Faydaları

Karanfili genellikle kokusu için pastalarda veya hamur işlerinde kullanırız. Bazen de ağız kokusunu gidermek için. Ama sadece hamur işleri veya koku gidermek için kullanmak gerekmiyor, çünkü karanfilinde her bitki gibi vücudumuza bir çok faydası var. Ama faydasının yanı sıra zararlarıda var.

Karanfil
Ağız’da ve mide’de ifrazatı artırarak, nişastalı ve diğer yiyeceklerin hazmını kolaylaştırır.
Mide tembelliği ve iştahsızlığı giderir.
Çok kuvvetli dezenfektan olup, gıdaların mide ve barsakta kokuşmasını ve gaz yapmasını önler.
En inatçı ishalleri derhal geçirir.
Et ve et sulu yiyeceklerin bozulmasını, bayatlamasını ön­ler. İshal ve peklikte vücudun barsaktan zehirlenmesini, buna bağlı çeşitli hastalıklara ve kansere karşı korunmasını sağlar.

Sinir Sisteminde Etkilidir
Bedeni ve bilhassa zihni yorgunlukları giderir. Kalbi kuvvetlendirir, çarpıntıları zamanla geçirir. Hafıza zayıflığını, ağır işitmeyi, baş dönmesini, sinirden ileri gelen baş ağrılarını giderir.

Dezenfektandır
insanı bulaşıcı hastalıklara karşı korur. Hastalara bakan diğer kimseleri çeşitli mikrop bulaşma­sına karşı korur.

Cinsel Konuda da Etkilidir
Kadın ve erkekte cinsel isteği çok artırır. Hanımlarda hamile kalmayı kolaylaştırır. Hamile kadınlarda uterusu kuvvetlendirerek, doğumu ko­laylaştırır.

Diğer Faydaları
Bol idrar söktürür, vücutta çeşitli sebeplerden biriken su­yu dışarı atar.
Damla hastalığını zamanla geçirir. Verem tedavisidde, diğer ilaçlar yanında bununda fayda­sı çok olur.


23 Şubat 2011 Çarşamba

Saç Ve Saç Hastalıkları


Saçlar beynimizi saklayan, kafatasımızın derisinden uzanan bir biyolojik yapıdır. Saçımızda görülebilecek bazı hastalıklar vardır. Bunlardan bazıları:
Saç Kıran: Birkaç milimetre çapında bir alanda ani saç dökülmesi olarak ortaya çıkar. Bu tür saçın dökülmesi bir yerde olduğu gibi başka yerlerde de olabilir. Örneğin saç, sakal gibi. Saç kıranın asıl sebebi strestir.
Saç Dökülmesi: Günde 50 – 100 saç kılı dökeriz. Bundan fazla dökülme yaşın ilerlemiş olması, şeker hastalığı, verem, kansızlık gibi sebeplerdendir.
Saç Dökülmesini Önlemek İçin:
- Bol bol sebze, meyve az miktarda nişasta tüketin.
- Güneşin zararlı etkilerinden saçınızı koruyun.
- Günde en az 1 kere saçınıza masaj yapın.
- A vitamini alımını en aza indirin.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Demet Kutluaydan Toksin Atıcı Zayıflatıcı Kakule Çayı


Kakule çayı faydaları anlatmak bitecek gibi değil. Mide bulantısı, gaz ve şişkinliğe iyi geliyor.Baş ağrısı ve soğuk algınlığında da etkili bir bitki. Ayrıca hezayıflamaya yardımcı oluyor. Sağlığa bir çok faydaları var.

Sağlığa bir çok faydaları var.
Sinizüte iyi gelir, gaz sancısı ve hamsızlığa birebirdir.Nefisi açar, geniz akıntısına faydalıdır.
Ayrıca Kakule çayının bir diğer özelliği de Aynen kahve gibi uyarıcı etkisi vardır. Ve kahve gibi de çarpıntı yapmaz.
Zinde kalmak için 3-4 Kakule çekirdeğini ağzınıza atın zinde kalın.

Aktara gittiğinizde çok kuru ve kararmış olan kakuleyi almayın, rengi yeşile çalan kakule idealdir.

Demet Kutluay’ın Kakula Çayı tarifi

Bir miktar portakal kabuğunu, ve bir miktar tarıçını kakule çayı ile kaynatın ve afiyetle için.

11 Şubat 2011 Cuma

Kaş ve Kirpiklerin Uzaması Gürleşmesi İçin


Uzun ve gür kirpiklere sahip olmak her kadın ın arzusudur. Kirpiklerim çok seyrek ve kirpik uzatma fikri cazip görünüyor, fakat güvenli mi acaba? Sıkça sorduğu sorulardan birisidir. Kimi kadın ların her daim merak ettikleri sorular arasındadır. Kirpik uzatma bitkilerin mucizelerinden yararlanarak güzelliğimiz için hazırlanmış karışımlardır. Ayrıca birçok kadın tarafından da denenmiştir.

Kirpikleri Uzatmak İçin

1 bardak suyu kaynatın.
1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı (1 yemek kaşığından biraz az) ekleyip karıştırın.
Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın.
Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün.Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.

Kirpikleri gürleştirmek için

Eşit ölçüde hint yağı ve badem yağını bir şişede karıştırıp 15 gün boyunca akşamları yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize dipten uca doğru sürün.
Kirpik Dökülmesi, yanlışlıkla yanma veya kesilmesi gibi durumlarda insanın canını oldukça sıkan ve biranda aynaya bile bakamaz hale getiren bu gibi durumlarla karşılaşanlar için bitkisel yöntemler veya takma kirpikler imdada getişiyor. Sağlık lı Kirpikler

Gülhan Beydemir Doğal Yöntemlerle Kirpik Dökülmelerini Önlemek İçin :

** 1 Bardak ılık çaya 1 gr. dövülmüş kinin katılmalı, kirpikler ve kirpik dipleri bu su ile, kiprit çöpüne pamuk dolayarak ya da kulak pamuğuyla ıslatılmalıdır. Bu dökülmeyi önler. Bu su, her 3 günde bir yeniden yapılmalıdır, aksi halde bayatlar.

** Kükürtçe zengin gıdalar (soğan, turp, lahana, şalgam, tere) ile D vitaminli gıdalar (balıkyağı, yumurta, balık) sık sık yenmemlidir. Bunlar kirpikler ve kaşların sağlık lı kalmalarını sağlar ve dökülmeleri önler.

Suna Dumankaya Kirpiklerin Uzaması ve kalınlaşması için :

** 1 çorba kaşığı kuyruk yağı, 5 tane ceviz içi, 5 tane fındık içini bir tencerede benmari usulu eritin. Süzdükten sonra içine birkaç damla parfüm damlatın. Cam kavonozda saklayın. Kulak çubuğu ile kirpik diplerinize sürün.

** Bir çorba kaşığı badem yağı, bir tatlı kaşığı buğday özü yağı ve bir tatlı kaşığı soya yağına 3′er tane ceviz ve fındık katın. Bu karışımı kısık ateşte 10 dakika ısıtın. Süzerken bir çay kaşığı lanolin karıştırın. Küçük bir cam kavanoza koyup, her gece yatmadan önce pamuk yardımıyla hafifçe kirpik diplerinize sürün. Ancak gözünüze kaçırmamaya dikkat edin. Suna Dumankaya

** 3 ölçek hint yağı ile 1 ölçek kanyak iyice karıştırılır. Yatmadan önce kirpik fırçası ile kirpiklere ve kirpik diplerine bu karışımdan sürülür, öyle yatılır. Bütün gece bu yağ, kirpiklere etki eder. Sabahleyin 1 su bardağı sıcak suya 2-3 tatli kaşığı kuru ve ufalanmış ceviz yaprağı konup 15 dakika sonra pamuktan süzülür. Kirpikler bu su ile iyice silinir ve kurutulup fırçalanır. Gülhan BEYDEMİR

Suna Dumankaya Kirpiklerin Gürleşmesi için :

Kirpik Fırçası

** Bir çorba kaşığı badem yağı, bir tatlı kaşığı buğday özü yağı ve bir tatlı kaşığı soya yağına 3′er tane ceviz ve fındık katın. Bu karışımı kısık ateşte 10 dakika ısıtın. Süzerken bir çay kaşığı lanolin karıştırın. Küçük bir cam kavanoza koyup, her gece yatmadan önce pamuk yardımıyla hafifçe kirpik diplerinize sürün. Gözünüze kaçırmamaya dikkat edin. Ayrıca hazır ürünlerimizden de faydalanabilirsiniz.
** Kaş ve kirpik için iki fındığı teflonda kavurun. Henüz ılıkken bunu kaş ve kirpiklerinize bastırarak sürün. Her akşam bunu uygulayın.

10 Şubat 2011 Perşembe

Şifalı Taşlar ve Faydaları


Uzun yıllardır, doğada bulunan bazı taşların diğerlerine nazaran insan sağlığı üzerinde olumlu ve hastalıkları iyileştirici etkisinin olduğu söylenir. İşte yüzyıllardır yerleşmiş ve hastalıklara iyi geldikleri belirtilen şifalı taşlar ve faydaları

Agat taşının yararları
Konuşma yeteneğini güçlendirir. Dikkatsizlikten, sosyal olamamaktan korur. Uzun ömür ve mutluluk simgesidir. Günlük stresleri atar. Vücutta tansiyon dengeleyicidir. Üriner sistemin sağlık lı kalmasına yardımcı olur. Aklı ve vücudu güçlendirir, kişiyi cesaretlendirir.

Topaz taşının yararları
Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır. Endişe ve depresyonun üstesinden gelmede yardımcı olur. Tüm bedeni güçlendirir, destekler, zihinsel ve fiziksel sindirime yardım eder.

Akik taşının yararları
Uğur ve bereket taşıdır. Kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde, erkeklik bezini, kadın larda yumurtalıkları korur. Cinsel organları aktivite eder. Sağlık ve uzun ömür simgesidir Turuncu akik kendinizi sıkıntılı ve ümitsiz hissettiğiniz zamanlarda olayların iyi yönlerini görmenize yardım eder. Sebepsiz sıkıntıyı alır. Sarı akikle yaşamdan zevk alırsınız. Ateş akiği yaşadığınız ana yoğunlaşma isteğinizi güçlendirir. Ciddiyet, dayanıklılık ve sükunet sağlar. Olumsuz duyguları çözüp iç benliği korur. Kendinize güven duymanızı sağlar.

Aquamarin taşının yararları
Solunum yolları rahatsızlıklarına, astım ve tirotid bezi rahatsızlıklarına iyi gelir.

Turkuaz / Firuze taşının yararları
Tansiyonu düzenler ve kalp hastalıklarına iyi gelir. Sindirim sorunları için; kemer tokası, bileklik ya da yüzük olarak kullanılabilir.

Sitrin taşının yararları
Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için yararlıdır. Tedavi edici enerjinin meydana çıkmasını sağlar. Kendine güveni güçlendirir, insanın kendine zarar verici eğilimlerini yok eder.

Opal taşının yararları
Eklem iltihabına iyi gelir. İnsancıl duyguları güçlendirir. Ruh temizliğini korur, umudu güçlendirir. Yüksek başarı taşıdır.

Lapis taşının yararları
Küçük çocukları korkularından ve solunum yolu hastalıklarından uzak tuttuğu için çocuk taşı da denir. İskeleti kuvvetlendirir, tiroid bezlerini harekete geçirir. Tansiyon ve kaygıyı azaltıcı, canlandırıcı etkisi vardır. Zihinsel açıklık ve aydınlanma için kullanılır. Yaratıcı ifade, fiziksel yetenekler ve iletişim yeteneğini kuvvetlendirir.

Oniks taşının yararları
Kaygı azaltıcıdır, kadın /erkek kutuplaşmasını dengeler ve ilikleri kuvvetlendirir. Kontrol ve denge unsuru bir taş olan Oniks, bağımlılıklardan kurtulmaya da yardım eder.Değerli bir taştır ve kişinin konsantrasyonunu sağladığı gibi nazara karşı da kullanılır. Kimi yerlerde zaman zaman “Ayrılık Taşı” diye de nitelendirilir.

Kehribar taşının yararları
Yaydığı sıcaklık enfeksiyonun yayılmasını önlediği ve soğuk algınlığını giderdiği için, genelde boynun çevresine takılır. Boğaz ve tiroid bezi enfeksiyonlarını tedavi etme özelliği vardır.

Obsidyen taşının yararları
Karın ve bağırsakları etkileyerek iyileştirir, zihin ve duyguyu birleştirir. Maskülen enerji verir, negatif unsurları yok eder. Kaygıyı azaltır, bilinçaltındaki blokajları temizler. Akıl ve sevgi ile bağlarımızdan kopmamayı simgeler.

Ametist taşının yararları
Strese, migrene, iştahsızlık, göz ağrısı, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kuvars kristalinin arındırılmasında kullanılır. Pozitif enerji yüklü bir kristaldir. Taşıyan kişiye de bu yükü aktarır. Beyin gücünü yükseltir. Kan temizleyicidir. Negatif enerjilerimizi boşaltarak huzurlu ve zinde olmamızı sağlar. Pembe kuvarsla birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir. Alkoliklere iyi gelir ve kalbi korur.

Yakut taşının yararları
Mutsuzluk, kıymetsizlik, kavga, düşman, saldırı, vakitsiz ölümler ve akıl hastalıklarına karşı koruyucu özelliği olduğuna inanılır. Yakut, Hindistan’da taşların efendisi olarak anılır. Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal ve sıcak yaratıcı enerji verir.

Zümrüt taşının yararları
Yeşil renginden dolayı bereket, doğurganlık ve yağmur simgesi olarak bilinir. Düş gücünü geliştirdiğine, belleği güçlendirdiğine inanılır. Kadın da ve erkekte üretkenliği artırır. Göz ağrıları, iltihap ve kırıklığı giderir.

Kuvars taşının yararları
Vücuttaki fazla elektriği alır, eksikliği tamamlar. Tansiyonu düzenler, meditasyonda kullanılır. Cep telefonu taşıyan kimselerin yanında mutlaka kristal bulundurması gerekir. Çünkü kristal radyasyonu toplar. Kristaller almış olduğu radyasyonu 15 günde bir yıkamak suretiyle atarlar.

Lal taşının yararları
Tehlikeyi haber veren taş olarak geçer. Bilinmeyene gözlerinizi açar ve gaipten bilgi almayı destekler. Fiziksel olarak da cinsel organların iyileşmesine yardımcı olur, kan dolaşımını canlandırır.

Kaplan gözü taşının yararları
Sahiplenme arzusunu güçlendirir, insanların kendisini işine vermesini sağlar. İç ve dış görüşü artırır. Zihni keskinleştirir. Sinirsel spazmları ve baş ağrılarını hafifletir. Sindirim bozukluklarına, algılama eksikliğine ve korkuya karşı koruyudur. Negatif enerjiden korur.

Kara elmas taşının yararları
En sert ve değerli taş olan elmas, yüzyıllardır kadın ları erkeklere karşı sihirli bir koruma altına almışlardır. Sertliğinin verdiği esinlenmeyle de doğal olarak yenilmezlikle özdeşleştirilir. “Size bir elmas hediye edilmişse eğer, bu satın alacağınız elmastan daha çok koruyucu özelliklere sahip olacaktır ” diye de bir rivayet bulunmaktadır. Altın bir muhafaza içine yerleştirilerek, vücudun sol tarafında taşınan elmasın daha etkili olduğu da bilinir. Erkek ve kadın ilişkilerinde sevgiyi arttırıcı bir güç olarak bilinen elmas, takanı büyü, zehirlenme, hastalıklar, karabasanlar, öfkelenme ve dirayetli olma konusunda da korur. Elmasın büyük olanı makbul değildir ve uğursuzluk getirdiği inancı çok yaygındır. Bu gün ismi lanetliye çıkmış birçok elmas vardır.

Ay taşının yararları
Kramplara, bacak ağrılarına ve sırt ağrılarına iyi gelir. Oburluğa karşı faydalıdır. Sezgileri ve iletişimi kuvvetlendirir. Yıldızı düşük olanların taşıdır. Nazara karşı etkilidir. Sevgililerin daha ihtiraslı olmasını sağlar.

Safir taşının yararları
Kalp ve böbrekleri kuvvetlendirir ve tüm salgı bezlerini harekete geçirici özelliği vardır. Psişik yetenekleri arttırır ve sezgi gücünü güçlendirir. Bundan dolayı yaratıcı ifadenin gelişmesinde büyük rol oynar.

Kuvars taşının yararları
Zihinsel konsantrasyonu kuvvetlendirir. Cep telefonu, telsiz ve bilgisayarlardan yayılan radyasyonu toplar.

Hematit taşının yararları
Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır. Mafsal romatizmalarına karşı faydalıdır. Dalağın düzgün çalışmasını sağlar. Bel soğukluğuna karşı etkilidir. Saçların daha gür çıkmasını sağlar.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Selülit önleyici bitkisel kür


Çoğu bayanların en büyük sorunlarının başında ciltlerinin kuruluğu, güzel bacakların baş düşmanı selülitler ve gittikçe daha rahatsız edici bir hal alan sivilceler gelir. Siz de bu dertlerden muzdaripseniz aşağıdaki formüllerle bu sorunlarınıza çözüm olacaktır…
Güzel ve bakımlı bir vücuda kavuşmak için paranızı pahalı ürünlere yatırmayın. Bitki çayları, yağlar ve süt gibi besinlerle; selülit, cilt kuruluğu, sivilce sorunlarınıza çözüm bulabilirsiniz. İşte, doğa ananın vücudunuzda yarattığı birbirinden ilginç mucizeler.
Read more: Cilt Bakımı | Güzel Ciltler İçin Mucizevi Karışımlar http://www.saglikguzellikrehberi.com/post/Guzel-Ciltler-Icin-Mucizevi-Karisimlar.aspx#ixzz1DMS5zwLl
Malzemeler:
- Rezene,
- Anason,
- Biberiye.
Hazırlanışı:
Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse, çok kolay hazırlanan bir karışımla selülitlere veda edebilirsiniz.
Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, 1 tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra, 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin.
Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığını fark edeceksiniz.

1 Şubat 2011 Salı

Kaşlarınız Ve Yaşınız

40 yaşını geride bırakanlar için en büyük problem, yüzün sıkılığını ve diriliğini kaybetmesiyle kaşların yavaş yavaş göz kapaklarının üzerine yığılmaya başlaması.

Bu yaşlardaki kişilerin yapması gereken ilk iş öncelikle kaşlarını çok inceltmekten kaçınmaları, burun köküne yakın kısmı mümkün olduğunca doğal bırakmaları ve şekil vermek için sadece kaşların uç kısımlarıyla oynamaları. Böylece gözlerinin daha çekik görünmesini sağlayabilirelr. Nasıl mı?

Kaşların uca doğru olan bir-iki santimlik kısmını tamamen alabilirler. Ardından da bir kaş kalemiyle, doğal kaş çizgisinin hemen üzerine (çok fazla yukarıda olursa yapay bir görünüm olabilir) yeni bir hat çizmeleri. Yeni kaşlarını oluştururken dikkat etmeleri gerekense tek bir çizgi yerine minik minik dokunuşlarla birçok küçük çizgiden yararlanmaları.

31 Ocak 2011 Pazartesi

Biçimli Kalçalar İçin


Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek...

Küçük, dar ve sıkı kalçalar... Kadın vücudunun en çok ilgi çeken bölgelerinden olan kalçaların biçimli olması aslında bir hâyâl değil. Biraz özen, bakım ve egzersiz kalçalarınızın forma girmesinde ve seksi bir görünüm almasında son derece etkili olabiliyor. Dişiliğin sembolü kalçalar için yapmanız gereken tek şey biraz zaman ayırmak ve gayret göstermek.

Bildiğiniz gibi suyun sağlığımız üzerindeki yararları saymakla bitmiyor. Suyun cilt ve sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri olan suyu asla ihmal etmeyin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin.
Sıkı ve biçimli kalçalara sahip olmak için bu bölgedeki kaslarınızı çalıştırmanız şart. Bunun için en ideal hareket şudur: Yere sırt üstü uzanarak kalçanızı 10 kere kaldırıp indirin. Daha sonra yukarıda 10 saniye kadar tutun. Bu hareketi 4 kez tekrarlayın. Bunun dışında yüzme, yürüyüş özellikle de bisiklete binmek de kalçalar için önerilen egzersizler arasında yer alıyor.

Masaj kalçalar için de çok yararlı. Piyasada satılan masaj aletleri ile yapabileceğiniz gibi suyla da masaj yapabilirsiniz. Özellikle soğuk suyun basıncı kalçalarınızın sıkılaşması için ideal.

Tuzdan ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durun.

Özellikle masa başında oturarak iş yapan kadınların büyük bölümünde alınan kilolar kalça bölgesine gidiyor ve zamanla dolgun kalçalar ortaya çıkıyor. Bu nedenle gün boyu hareketsiz kalmayın. Ofisiniz üst katlarda ise asansör yerine merdivenleri kullanın.

Yürüyebileceğiniz mesafeler için arabanıza ya da toplu taşıma araçlarına binmeyin.

28 Ocak 2011 Cuma

Saç Sorunlarına Pratik Hileler



Saçımı yıkayacak vaktim yok diyorsanız, Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik. Bir tane de yeni taktiğimiz var. Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün.

Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.

Saçımı birden kepek bastı
Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.

Saçlarımı uzatmak istiyorum
İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay a tlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.

Permamın zamanı doldu
Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçlarım çok cansız ve dökülüyor
Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi.

Saçlarım çok mat, parlamıyor
Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.

Saçımın boyası hemen akıyor
Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.

Saçım çok uzun, tararken zorlanıyorum
İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım çok elektrikleniyor
Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı elektriklendiriyor. Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını önler.

Saçım hiç fön tutmuyor
Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç kremini ya hiç kullanmayın ya da çok ekonomik kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar köpükleyin.

Büroda saçıma kötü kokular siniyor
Sürekli kapalı mekanlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yoketmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım kırıldı
Mutlaka bir-iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç tokaları da saçları kırıyor.

13 Ocak 2011 Perşembe

Kışa Özel Bakım Önerileri


Kışın gelmesiyle birlikte soğukların etkisini cildimizde de görüyoruz. Özellikle cildin kuruması karşılaşılan en büyük problem. Yüzümüz haricinde ayaklarımız, boynumuz, ellerimiz ve dudaklarımızın da kışın bakımına özen göstermeliyiz.

Kış boyunca kuru cilt, masaj ile eski ışıltısına kavuşur. Ellerinize, mutlaka el losyonu ile masaj yapın. Ciltteki kuruluk zeytinyağı, hardal yağı ve badem yağı ile yapılacak masaj ile giderilir. Kış boyunca size yardımcı olacak bazı bakım önerileri:

Pürüzsüz Cilt

Cildinizin kışın da pürüzsüz olmasını istiyorsanız, işte size bir reçete. Hardal yağı, zeytin ve susam yağı karıştırılır ve tüm vücuda sürülür. Cildinizin bebek gibi olduğunu göreceksiniz.

Saç Bakımı

Soğuk rüzgarlar saçlarınıza zarar vermeden saçlarınıza özel bakım uygulamayı ihmal etmeyin.

Dudak Bakımı

Dudaklarınız, kışın normalden çok daha fazla kurup çatlar. Güzel bir dudak balmi ile korumalısınız. Dudaklarınızı yalamaktan ve yemekten kaçınmalısınız

Tırnak Bakımı

Belli aralıklarla tırnaklarınıza tırnak yağı sürün. Tırnaklarınız zayıfsa, kolay kırılıyorsa problem az su içmeniz ile ilgili olabilir. Çoğu insan yeterli miktarda su içmemektedir.

Kuru Bacaklar

Her banyodan sonra bacaklarınıza mutlaka nemlendirici losyon sürmelisiniz. Kışın ayaklarınızı yumuşak tutmak için gliserin içeren bir losyon uygulayın. Kışın çok sıcak su ile duş almak cildiniz için çok zararlıdır. Cildinizdeki doğal yağların yok olmasına neden olur.

Güneş Koruyucu ve Kış

Kışın güneş koruyucu kullanmak en az yazın olduğu kadar önemlidir. Kulaklarınızı da unutmamalısınız.

Elleriniz

Çok sert sabunlar kullanmanız ellerinizdeki nemi yok edeceği için kurumalarına neden olur. Hatta çatlamalrına bile neden olur. Sabun yerine krem yapıda el sabunları kullanmayı deneyin.

Göz Çevresi Bakımı

Kış boyunca mutlaka göz çevrenizi korumak amaçlı güzel bir göz çevresi kremi kullanın.

12 Ocak 2011 Çarşamba

Kırışıklıklara Melisa Otu


Kırışıklıklar özellikle yaşı ilerlemiş bayanlar için korkulu bir rüya! Ama bu korkulu rüyadan kurtulmanın yolları da var. Hem de sadece bitkisel ve doğal karışımlarla.
Kırışıklıklar için melisa kullanın!

Melisa cildin parlak kırışıksız ve duru bir görünümde olmasını sağlayabilecek mükemmel bitkidir.Halk arasında Oğulotu olarak da bilinir. Melisa çiçeğinin hem yaprakları hem de tomurcukları madensel tuzlar ve yağlar, içerdiğinden cilt tazelenmesini ve kırışıklıkların giderilmesini sağlar. Evinizde uygulayabileceğiniz bu harika bitki ile yapılan buhar banyosu ve tonik sayesinde kırışıkların büyük ölçüde azaldığını göreceksiniz.

Melisalı Buhar Banyosu
Bir kaba yaklaşık bir litre su koyun. İçine bir avuç dolusu melisa çiçeği atarak kaynatın. Suyun buharına yüzünüzü tutarak buhar banyosu yapın. Bu işlemi 10 dakika boyunca yapın. Daha sonra aşağıdaki şekilde hazırlayacağınız yüz toniği ile cildinizi silin.

Melisalı Cilt Bakım Toniği
Bir kabın içine bir su bardağı kaynar suyun içine bir avuç melisa koyun. Ağzını kapatarak 5 dakika kaynattıktan sonra 20 dakika dinlenmeye bırakın ve süzün. Hazırladığınız bu toniğe bolca batıracağınız pamukla cildinizi hafifçe bastırarak silin.

9 Ocak 2011 Pazar

Bal ile Saç Bakım Formülleri


Yıpranmış, solgun, dolgunluğunu kaybetmiş saçlarınızı canlandırmak, parlaklık kazandırmak ister misiniz? Ballı doğal saç bakım maskeleri evinizde güzellik merkezi keyfini yaşatacak!

Bal, içeriğindeki besleyici maddeler özelliğiyle saçların yenilenmesini, güçlenmesi ve doğal bir parlaklık kazanmasını sağlar. Sadece 10 dakikanızı ayırarak, ekonomik ve etkili ballı saç maskeleriyle daha güçlü saçlara kavuşabilirsiniz.

Saça Parlaklık Kazandırma Maskesi

Zarar görmüş, rengini yitirmiş saçlarınıza parlaklık vermek için sadece bal ve suya ihtiyacınız var.

Malzemeler,

1 tatlı kaşığı süzme bal
1 su bardağı ılık su
Hazırlanışı ve Uygulanışı,

Saç türünüze uygun şampuanla saçlarınızı yıkayıp durulayın.
Bal ve suyu iyice karıştırın.
Karışımı; ıslak saçlarınıza yedirerek sürün.
Saçınıza bone takıp 15 dakika bekleyin.
Sürenin sonunda ılık suyla saçlarınızı durulayın.
Ballı saç maskesini haftada 1 kez uygulayabilirsiniz.
Saç Güçlendirici Maske

Saç derinizdeki kepek, kaşıntı, kızarıklık gibi sorunları ortadan kaldırıp; saç tellerinizi güçlendirmek için sadece süzme bal ve zeytinyağına ihtiyacınız var.

Malzemeler,

2 yemek kaşığı süzme bal
4 yemek kaşığı saf zeytinyağı
Hazırlanışı ve Uygulanışı,

Süzme bal ve zeytinyağını iyice karıştırın.
Karışımı fırça yardımıyla saç diplerine ve uçlarına sürün.
Saçınıza sıcak havlu sarıp 30 dakika bekletin.
Sürenin sonunda saçlarınıza su sürmeden şampuanlayın.
Ilık suyla durulayın.
Saç güçlendirici maskeden en iyi sonucu almak için haftada 2 kez uygulamalısınız.


KAYNAK...

7 Ocak 2011 Cuma

Evde Fön Nasıl Çekilir?


Saçlarınızı iki kere avucunuzun ortası kadar şampuanla yıkayıp, iyice durulayın. Hatta yapabiliyorsanız son olarak soğuk suyla durulayın. Saçınızı ovalamadan havlu ile hafif hareketlerle bastırarak kurutun. Tararken geniş dişli bir tarak kullanın.

Saçlarınız nemliyken saçınıza uygun şekillendirici losyon veya hacim veren bir ürün sürün. Kurutma makinesini en hızlı ayara getirerek saçlarınızı kurutun.

Düz fön için, alın çizginizden başlayarak başınızın üstündeki ve öneki tutamı ayırın, klipsle tutturun. Bir kulaktan diğer kulağa uzanan bölümü ayırın ve klipsle tutturun. Arkada ve altta kalan tutamlarıda burgu yaparak klipsle tutturun.

Fön kolları yoracağı için ilk olarak ayırdığınız üst kısma 7 cm’lik parçalar halinde fön çekin. Saçı dışa doğru çekerken fön makinesini dik bir şekilde tutun. Düzleştirdiğiniz tutamlar bozulmaması için iki parmağınızla dolayarak klipsle tutturun.

İşiniz bittikten sonra klipsleri çıkartıp saçınızı düzelttikten sonra saç spreyi sıkın. Son olarak düzleştirici ile 5 cm’lik tutamlar halinde saçlarınızı düzleştirebilirsiniz.

Belirgin bukleler içinse saç tutamlarını yüzünüzden dışarı doğru maşaya sarın ve birkaç saniye sonra aşağı doğru kaydırarak bırakın. Gelişi güzel turamlar alarak gelişi güzel uygulayın. Daha doğal dalgalar için saç tutamlarını ortadan uca doğru kıvırabilirsiniz.

Dalgalı saç görünümü için yuvarlak fırçayla saçlarınızı döndürerek biraz açabilirsiniz.

22 Eylül 2010 Çarşamba

El Ve Koltuk Altı Terlemesi


Dr Elmira, Azeri kökenli bir Dr. Bitkilerle ve çeşitli masaj teknikleri ile cilt gençliği ve güzelliği konusunda bilgiler veren Dr Elmira İnal, İkbalin Mutfağı programaında, pek çok kişinin muzdarip olduğu, terleme konusuna değindi. Terlemeyi düzenleyen, en iyi bitkinin, patlıcan olduğunu söyleyen Dr Elmira İnalın önerisi;

GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet patlıcan
* 1 bardak su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Patlıcanın kabuğu soyulur. Kabukları, kaynayan suyun içine atılıp, 3 taşım kaynatılır. 30 dak demlendirildikten sonra, günde 2-3 defa ılık olarak içilir.
* Ayrıca, el ve koltuk altı terlemelerinde pudra şekeri çok faydalıdır. Bu bölgeler pudra şekeri sürülerek 30 dak bekletilir.

21 Eylül 2010 Salı

Saç Dökülmesinin Başlıca Nedenleri


Uzmanlar, Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesini normal sınırlar içerisinde kabul ederken, eğer aşırı miktarda saç kaybı ve saçlarda gözle görülen incelme oluşursa, en kısa zamanda doktora başvurulması gerektiğini bildiriyor.

Tüm toplumlarda saçlarla saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Bu nedenle aşırı saç dökülmesi, saç köklerinde zayıflık ve saç tellerinde incelme şikayetleri bulunanların, deri hastalıkları uzman hekimlerine başvurmaları gerekir. Uzmanların verdikleri bilgiye göre, Sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90'ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise, 2-3 Ay kadar süren dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi ise normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Saç dökülmesinin nedenlerini bilmek hem bilinçli davranarak baştan bazı tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru tedavi şekli konusunda sizi yönlendirecektir. İşte sizi bu önemli sorundan kurtaracak saç dökülmesinin başlıca nedenleri.

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Uzmanlara göre; boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabiliyor. Saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı kırabiliyor.

"FIRÇA YERİNE GENİŞ AĞIZLI VE DÜZ UÇLU TARAKLAR KULLANILMALI"
Şampuandan sonra krem kullanmak saç taranmasını kolaylaştırıyor. Islakken daha kırılgan olduğu için, saçı havlu ile ovalayarak kurutmaya çalışmaktan kaçınmak gerekiyor. Uzmanlar, fırça yerine geniş ağızlı ve düz uçlu tarakların tercih edilmesi gerektiğini bildiriyor.

Ailesel saç kaybı: Saç dökülmelerinin en sık rastlanan sebebinin kalıtsal özellik olduğunu bildiren uzmanlar, bu kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığını belirtiyor. Bu duruma ''erkek tipi kellik'' deniyor ve 10-20-30'lu yaşlarda başlayabiliyor. Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamanın saç transplantasyonu dışında henüz mümkün olmadığını ifade eden uzmanlar, hasta için uygun olacak yöntemin doktor tarafından seçilmesi gerektiğinin Altını çiziyor.

Alopesi areata: Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.

Doğum sonrası: Gebe bayanlarda saçların büyük bir kısmının büyüme halinde olduğunu ifade eden uzmanlar, doğum sonrasında saçların, saç büyüme döngüsünün dinlenme fazına geçtiklerini, 2-3 ay içerisinde aşırı miktarda döküldüklerini, bu sürecin 1-6 ay kadar sürebildiğini ve çoğunlukla yeniden büyüyerek eski miktarlarına ulaştıklarını bildiriyor.

Yüksek ateş, ağır enfeksiyon ve soğuk algınlığı: Hastalıkların, saçların dinlenme evresine girmesine neden olabildiğini belirten uzmanlar, yüksek ateş ve ağır bir hastalıktan 4 hafta ila 3 ay sonra yoğun bir saç kaybı gelişebileceğini, ancak zamanla saçların eski halini alacağını bildiriyor.

Tiroid hastalıkları: Fazla veya az çalışan tiroid bezinin saç kaybına neden olabildiğini belirten uzmanlar, hastalığın tedavisiyle saç kayıplarının da giderilebileceğini bildiriyor.

Eksik Protein içerikli beslenme: Proteinden fakir diyetler yapan veya Anormal beslenme alışkanlığına sahip kimselerde protein eksikliği oluşuyor ve vücut Proteini muhafaza etmek için saçları dinlenme evresine sokuyor. Bundan 2-3 ay sonra da yoğun bir saç kaybı oluşuyor. Uzmanlar, bu durumun yeterli miktarda protein alınımıyla düzelebileceğini belirtiyor.

MANTAR HASTALIĞI ÇOCUKLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR
İlaçlar: Uzmanlara göre, bazı ilaçlar geçici bir süre saç dökülmesine neden olabiliyor.

Kanser tedavileri: Bazı Kanser tedavilerinin saç hücrelerinin bölünmesini durdurabildiğini belirten uzmanlar, hastaların saçlarının yüzde 90'ını kaybedebileceklerini, ancak terapi sona erdikten sonra saçların tekrar büyüme göstereceklerini ve eski hallerine döneceklerini bildiriyor.

Doğum kontrol hapları: Doğum kontrol hapı kullanan bir bayanda saç dökülmesinin ancak kalıtsal yatkınlıkla oluşabileceğine işaret eden uzmanlar, dökülme gerçekleşirse hapların doktor kontrolünde değiştirilmeleri gerektiğini belirtiyor.

Demir eksikliği: Demir eksikliğinin de saç dökülmesine neden olduğuna işaret eden uzmanlar, bazı kişilerin demiri besinsel olarak eksik aldıklarını, bazılarında ise demirin bağırsaklardan emiliminin yetersiz olduğunu belirtiyor. Bayanlarda adet kanamaları nedeniyle demir eksikliğinin daha sık görüldüğünü bildiren uzmanlar, bu durumun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir Saç Dökülmesifark edebileceklerini belirten uzmanlar, bu durumun birkaç ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybının ömür boyu devam edeceğini bildiriyor.

Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden olabilen mantar hastalığının çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten uzmanlar, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerektiğini bildiriyor.

Saç koparma hastalığı (Trikotilomani): Çocuklar ve bazen erişkinler, saç, kaş veya kirpiklerini koparıncaya kadar çekebiliyor ve bunu bir alışkanlık haline getiriyor. Uzmanlar, böyle durumlarda psikolojik yardım alınmasını öneriyor.

20 Eylül 2010 Pazartesi

Kemik Erimesine 15 dk. Güneş Banyosu Yeter


Osteoporoz ve D vitamini eksikliği bilgi düzeyi” araştırması, her 3 kadından sadece birinin D vitamini aldığını düşündüğünü ortaya koydu.

İSTANBUL - “D vitamini açısından en önemli kaynak güneş. Ancak bundan yeterli düzeyde yararlanamıyoruz” diyen Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, “günlük D vitamini ihtiyacını tek başına besinlerden karşılamak da mümkün değil. Bunun için haftada, ya 117 dilim tam yağlı beyaz peynir, ya 14 porsiyon sardalye, ya 140 yumurta ya da 52,5 litre süt tüketmek lazım” uyarısında bulundu.

Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından yaptırtılan araştırma sonuçlarının açıklandığı Hyatt Regency Otel’deki toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, “sinsi hırsız” olarak tanımlanan osteoporozun en fazla omurga, kalça ve el bileğinde kırıklara yol açtığını söyledi.

Sarıdoğan, 50 yaş üzeri her 3 ve her 8 erkekten birinde osteoporoz görüldüğünü ve her 30 saniyede de buna bağlı kırık meydana geldiğini anlattı.

Kadınlarda 50 yaş sonrası kalça kırığından ölüm riskinin yüzde 2,8 oranında olduğuna işaret eden Sarıdoğan, ilaç tedavisinde en başta kalsiyum ve D vitamini takviyesinin geldiğini söyledi.

Yüzde 70’i doğal besinlerle karşılanabilen kalsiyumun emilimi için D vitamininin gerekli olduğunu belirten Sarıdoğan, şu bilgileri verdi:
“D vitamini açısından en önemli kaynak güneş. Ancak bundan yeterli düzeyde yararlanamıyoruz. Günde en az 15 dakika yüz, kol ve ellerin direkt güneş ışığına maruz kalması gerekir. Günlük D vitamini ihtiyacını tek başına besinlerden karşılamak da mümkün değil. Bunun için haftada ya 117 dilim tam yağlı beyaz peynir, ya 14 porsiyon sardalye, ya 140 yumurta ya da 52,5 litre süt tüketmek lazım. Bunu da tüketemeyeceğimize göre, dışardan takviye almakta yarar var. Ancak bunun için mutlaka hekime başvurmak gerekir. Türkiye dahil 5 ülkede yapılan bir araştırmaya göre, genel olarak toplumlarda D vitamini eksikliği yüzde 63,9 oranında. Bu oran ülkemizde ise yüzde 76,7. Bu güneşe az maruz kalma, beslenme, genetik farklılık ve dini nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.”

Sarıdoğan, D vitamini eksikliğinin çocuklarda raşitizm, yaşlılarda ise osteoporozda kırık riskini artırdığına işaret ederek, yeterli düzeyde alınması halinde kas gücünü toparlayarak düşmeyi dolayısıyla da kırıkları önlediğini vurguladı.

KADINLARIN YÜZDE 43’Ü GÜNEŞTEN YARARLANMIYOR
Araştırma, 13 ilde, 40-64 yaş arası 216 kadınla gerçekleştirildi. Çalışmaya katılanların yarısına yakını D vitamini eksikliğinin nelere yol açtığını bilmediğini belirtirken, 3 kadından sadece biri yeterli düzeyde bu vitamini aldığını düşündüğünü ifade etti.

Yine her 3 kadından biri D vitamini eksikliğini giderme yollarını bilmediğini söyledi.

Araştırma, güneş ışınlarından da yeterince yararlanılmadığını ortaya koydu. Buna göre, katılımcıların yüzde 43’ünün yazın, yüzde 56’sının da kışın güneş ışığından yeterince yararlanmadığı tespit edildi.

1 Eylül 2010 Çarşamba

İlk cinsel ilişki sonrası balayında havuza dikkat!

Yakında evlenecek olan arkadaşım, elbette her gelinin istediği gibi, balayının tadını çıkarma hayalleri kuruyor. Doğrusu yoğun bir hazırlık dönemi ardından bu süreç ilaç gibi geecektir. Kendisiyle konusurken, daha önce duymuş olduğum mevzuyu hatırlattım. Aşağıda ise bu konudaki araştırma sonucu yazıyor. Elbette kesin risklidir diye birşey yok, hatta toplumda bu konunun hiç farkında olmayan ve sonrasında hiç bir sorunu olmamış kişiler de var. Ancak çevremde böyle şikayeti olanları da duydum. Her ihtimale karşı dikkatli olmakta fayda var.

Çiftler ilk kez cinsel ilişki yaşayacaklarsa, havuza ve denize girerken dikkat etmeliler.

Yeni evli çiftlerin balayında deniz ya da havuzun bulunduğu ortamları tercih ettiğini belirten Doç. Dr. Gürkan Zorlu, uyarıyor: "Çiftler ilk kez cinsel ilişki yaşayacaklarsa, havuza ve denize girerken dikkat etmeliler. Çünkü mikrop kapıyorlar ve özellikle kadınlar bu dönemde; vajinal akıntı, sistit, yanma ya da idrara sık çıkmaktan şikayet ediyorlar"

Memorial Antalya Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gürkan Zorlu, yaz aylarında sık görülen havuz enfeksiyonlarını kadın sağlığı ve hastalıkları açısından değerlendirdi.

Soğuk suyun kadın hastalıkları yönünden bir zararı var mıdır?

Kadınlarda soğuk suyun olumsuz etkisi erkeklere göre daha azdır. Çünkü erkeklerde testisler yüzeye daha yakındır ve etkilenme riski daha yüksektir. Kadınlarda ise yumurtalıklar karnın içerisinde olduğu için daha az etkilenir.

Soğuk su, sistit yapar mı?

Ayaklardan soğuk almaya bağlı olarak veya ıslak mayo kullanımı sonucunda kadınlarda sistit görülebilir. Soğuğun vajinal bölgedeki fizyolojik etkisi, aynı elde ve ayaktaki soğukluk etkisi gibidir. Eller ve ayaklar soğuktan etkilendiğinde nasıl büzüşürse, genital bölge için de bu durum geçerlidir.

Sistit kalıcı olur mu? Böbreklere zarar verir mi?

Kadınlarda en çok akut sistit görülmektedir. Bu, tedavisi mümkün olan ve kısa sürede olumlu sonuç alınabilen bir sistit formudur. Ancak iyi tedavi edilmediğinde böbrek sorunları ortaya çıkabilir. Örneğin; kişinin anatomik yapısında bir yatkınlık varsa, böbrekten gelen ve 'üreter' denilen idrar toplama kanalının idrar kesesine girişindeki anatomik bozukluk, idrarın geri kaçmasına neden olabilir. Böyle bir durumda böbrek yolları enfeksiyonu ortaya çıkabilir.

Balayında nelere dikkat etmeli?

Bu durumda balayından önce cinsel ilişkiye girmeyen ve balayından önce seks hayatı olan kişileri, ayrı ayrı değerlendirmek gerekir. Çiftler bakire değillerse, balayında yaşanacak cinsel ilişkinin sadece sıklığı önemlidir. Halbuki bakire evliliklerde 'balayı sistiti' olarak bilinen 'sistitizm' bulgularının esas oluşma sebebi mekanik sürtünmedir. Çiftler, bu sürtünmeyi ne kadar azaltırsa sistitin oluşma etkisi o kadar azalır. Balayının genellikle yaz aylarında olması, denizi ve havuzu olan mekanların sıklıkla tercih edilmesi, kadının vajen florasını bozacak niteliktedir.

Sistit kadınlarda ne gibi etkiler gösterir?

Kadınlarda sistitle birlikte; vajinal akıntı, yanma, idrara sık çıkma ve az yapma, bazen yaparken yanma ortaya çıkar. Yine de çiftler, balayında cinsel ilişkilerini bu korkularla sınırlamamalı, cinsellik ile ilgili bir uzmana danışmalıdır.

Sistit ile kısırlığın bir ilişkisi var mı?

Sistitle kısırlığın bir ilişkisi yoktur. Ancak sistite neden olabilen 'vulvo-vajinit' denilen vulva ve vajen enfeksiyonlarının bazı tipleri, vücudun o bölgesindeki floraya yerleşmiş olan mikrobik ajanları etkiler. Böylece vücut dengesi bozulur. 'Vulvovajinit', halk arasında yoğun kokulu akıntı şikayetleri olan vajen hastalığıdır. Bu eğer bebeğin barınak olarak kullandığı rahmin iç dokusuna yani endometriuma veya tüplere hasar verirse, yumurtaların geçtiği kanalları etkilerse o zaman kısırlığa neden olabilir.

Bikini değiştirmek enfeksiyon açısından çözüm mü?

Islak mayo ile durmamak hem rahatlık hem de sağlık için önemlidir. Bu durum, enfeksiyonları engeller. Bikini alırken başka biri tarafından giyilmiş olmamasına da dikkat edin.

Havuzdan HPV kapılır mı? Havuz suyu siğillere yol açar mı?

Havuz enfeksiyonları, HPV (Human Papilloma Virus) halk arasında 'siğil' ve 'et beni' olarak adlandırılan lezyonlara neden olur. Bu siğil tarzı genital HPV enfeksiyonları, çok düşük oranlarda kanserle ilişkilidir. Yapısı ve boyutları değişken olabilir. Genelde çok büyümez ve bölgesel etkileri dışında büyük zararlara yol açmaz. Bazı durumlarda ise karnabahar şeklinde büyür. Bu gibi durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Aslında tedavisi basit ve mümkün olan HPV, genellikle aktif seks yaşamı olan kişilerin taşıdığı viral enfeksiyonun yıllar içerisinde başka bir bedene aktarılması ile yayılır.

HPV'den korunmak için neler yapılmalıdır?

Kendi havlunuzu kullanın. Şezlong kullanırken üzerine mutlaka başka bir havlu örtün. HPV, temas olmadan bulaşmaz. Gerek direkt gerekse dolaylı temasın önüne geçerseniz, HPV'nin bulaşma riski azalır. Prezervatif, mekanik korunma sağlar. Ancak sadece kullanıldığı bölgeyi korur. Korunmadan veya farklı yollardan gerçekleşen birleşmeler, her zaman risk altındadır.

Doğum kontrol haplarının sıcaklarla bir ilişkisi var mı? Ne kadar kullanılabilir?

Yazın sıcak havalarda kullanılan doğum kontrol haplarının ve ertesi gün haplarının yan etkilerinden kurtulmak ya da bu etkileri en aza indirmek için; sigara içmemek, bol su tüketmek ve egzersiz yapmak gerekir. Bu temel önlemler ile ilaçların sebep olduğu bulantı ve mide bağırsak rahatsızlıklarının önüne geçilebilir.

Soğuk su, doğurganlığı olumsuz yönde etkiler mi?

Bu durum oluşabilecek vajinal enfeksiyonun derecesi, rahim ve yumurtalıkların bu enfeksiyondan ne kadar etkilendiği ile doğru orantılıdır. Normalde vajinal enfeksiyonun doğurganlığa etkisi düşüktür. Aslında ıslak mayo kullanımı, ayaklarını üşütme gibi durumlar direkt olarak doğurganlık oranını belirleyecek ölçütler değildir.

Havuz suyundaki fazla klor, enfeksiyona neden olur mu?

Klor, kimyasal bir maddedir ve fazlası vücut dengesini bozacak niteliktedir. Hijyen açısından belli standartların üstüne çıkan klor miktarı, vajinanın da kimyasal dengesini bozarak enfeksiyona açık hale getirebilir. Çünkü; vajina kendi kendini koruyabilecek birden çok mikroorganizmanın oluşturduğu dengeli floral bir yapıya sahiptir. Bunlara dışarıdan kimyasal bir maddenin müdahil olması savunma sistemini etkiyerek enfeksiyonlara neden olur.

Havuz mu deniz mi?

Havuz durağan su olduğu için bakterilerin çoğalmasına olanak sağlar. Havuz ne kadar hijyenik olursa olsun, enfeksiyon açısından denizden daha riskli. Bu yüzden havuza veya denize girerken özellikle bazı kurallara dikkat etmek gerekir:

Mümkün olduğunca su yutmamaya özen gösterin.
Deniz gözlüğü kullanın.
Havuzdan ve denizden çıktığınızda hemen mayonuzu değiştirin. Mayo tamamen kuruduktan sonra tekrar giyin.
Mayo kumaşının özelliği ne olursa olsun değiştirilmediğinde enfeksiyon riski, değiştiren kişiye oranla fazladır.
Başkasının havlusunu kesinlikle kullanmayın.
Şezlong kullanırken, mevcut örtünün üzerine başka bir havlu örtün ve o havluyu kesinlikle kurulanmak için kullanmayın. Çünkü şezlongda var olan bir enfeksiyonun bulaşma riski çok yüksektir.

Regl tarihinin sıcak ile birlikte değişmesi normal mi? Geciktirici kullanılmalı mı?

Adet döngüsünün sıcakla ya da soğukla ilgisi yok. Sıcağın ya da soğuğun hormonlara etkisi var. Bu hormonal örgü eğer etkilenirse, adetlerde de sapmalar olabilir. Bu nedenle bazı hastalarda senede bir veya iki kez adet dönemi gecikebilir ya da kanama erken olabilir. Bu tamamen hormonal yapının kişideki etkisiyle ilgilidir. Örneğin; derin üzüntü veya kronik yıkıcı hastalıklar, hormon dengesini alt-üst ettiğinden bazı kişilerde 2-3 ay adet görmeme durumu ortaya çıkabilir. Geciktiriciler konusu ayrı bir önem arz eder. Önemli olan kadının adet döneminin başına ya da sonuna yakın olmasıdır. Ayrıca kaç gün geciktirmek istendiği de önemlidir. Buna göre yöntem seçilir. Yeterli dozlarda kullanılırsa, bir sakınca yaratmaz.

Soğuk su, doğurganlığı olumsuz yönde etkiler mi?

Bu durum oluşabilecek vajinal enfeksiyonun derecesi, rahim ve yumurtalıkların bu enfeksiyondan ne kadar etkilendiği ile doğru orantılıdır. Normalde vajinal enfeksiyonun doğurganlığa etkisi düşüktür. Aslında ıslak mayo kullanımı, ayaklarını üşütme gibi durumlar direkt olarak doğurganlık oranını belirleyecek ölçütler değildir.

Havuz suyundaki fazla klor, enfeksiyona neden olur mu?

Klor, kimyasal bir maddedir ve fazlası vücut dengesini bozacak niteliktedir. Hijyen açısından belli standartların üstüne çıkan klor miktarı, vajinanın da kimyasal dengesini bozarak enfeksiyona açık hale getirebilir. Çünkü; vajina kendi kendini koruyabilecek birden çok mikroorganizmanın oluşturduğu dengeli floral bir yapıya sahiptir. Bunlara dışarıdan kimyasal bir maddenin müdahil olması savunma sistemini etkiyerek enfeksiyonlara neden olur.
Sabah / Esra Tüzün

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Bitkisel Sabunlar ve Faydaları 4


LİMON Sabunu
Limon sabunu köpüğü ile yapılacak friksiyon ayak ve el nasırlarına etkilidir. Çilde parlaklık ve yumuşaklık verir.Saçlarınızda canlılık kaçınılmazdır. Baş ağrılarını ve vücut ağrılarını keser. Yüz çillerinde faydalıdır.

KÜKÜRT Sabunu
Yağlı cilt parlaktır ve çoğunlukla cilt gözenekleri açıktır. Sivilce çıkması için müsait bir ortam oluşturur. Gündüzleri korunması ve bakımının yapılması gerekir, geceleri ise hava ile temas edebilmesi için açık bırakılması yani temizlendikten sonra yatılması gerekir. Kükürtlü sabunlar özellikle çok yağlı ciltlerde yağlanmanın giderilmesinde ve akneli ciltlerde tedaviye yardımcıdır. Ciltteki ölü tabakayı soyarak zararlı organizmaların ciltten arındırılmasında ve pürüzsüz bir cildin oluşmasına yardımcı olur. Kükürtün hoş olmayan kokusu sabunlarda giderilmiştir. Ayrıca keratolitik etkisi de vardır.Özellikle akne vulgaris, rozase, seboraik dermatitte tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca haftada bir kaç kez saç temizliğinde de kullanılabilir.
kaynak

29 Ağustos 2010 Pazar

Bitkisel Sabunlar ve Faydaları 3


ADAÇAYI Sabunu
Adaçayı değişik alanlarda kullanılan çok yönlü bir bitkidir. Dudakların kenarlarında meydana gelen çatlakların tedavisinde ve epilasyon sonrası oluşan kızarıklık ve tahribatı gidermek için kullanılabilir. Açık yaralarda çok yoğun olmamakla beraber köpüğü ile masaj yapılması deride güçlendirici etki yapar. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı sabunun köpüğü uygulanabilir.

KARANFİL Sabunu
Cilt sarkmasını ve kırışmasını önler, ergenlik sivilcelerine ve cilt çatlaklarına karşı etkilidir. Ayrıca metabolizmayı düzenler. Antiseptik ve antibakteriyel etkileri bulunmaktadır.

NERGİS Sabunu
Bu şifalı bitki ayrıca, altıncık, ölüçiçeği, tıbbi öküzgözü, nergis , portakal nergisi ve tıbbi nerkis olarak da anılır ve sokak çiçekçileri onu susi adı ile de tanırlar. Kansere ve kanser türü çıbanlara karşı kullanılan bitkilerdendir. Meme kanserlerinde hastanelerde nergis sabunu ile masaj yapıldığı ve iyi netice alındığı bilinmektedir. Varislerin tedavisinde ve ayak mantarlarının tedavisinde kullanılması faydalıdır. Vajinal mantar hastalıklarında da yıkama ve köpük banyoları uygulanmalıdır.

kaynak...

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Bitkisel Sabunlar ve Faydaları 2


NANE Sabunu
Nane sabunu ile genital bölgelere yapılan masajlar ile erkeklerde ruhsal kaynaklı iktidarsızlığa iyi geldiği tespit edilmiştir. Vücudu ferahlatıcı etkisi vardır. Hamile bayanların göğüslerine uygulayacakları nane sabunu köpüğü masajı anne sütünü arttırır. Hamileliğim döneminde bende kullanmıştım.

BİBERİYE Sabunu
Kepeklere en iyi gelen bitki yağıdır. Aynı zamanda yağlı saçların yağını alır. Vücudunuza biberiye sabunu köpüğü ile masaj yaptığınızda ferahladığınızı ve zindelik kazandığınızın hemen farkına varacaksızınız. Haftada 1 kez bile kullanmanız yeterli olacaktır.

MENEKŞE Sabunu
Saç bakımı için mükemmel bir sabun. Problemli ciltler için önerilen menekşe sabunu, cildi derinlemesine temizleyip, sivilce ve lekelerden arındırıyor. Köpüğü ile yapılan yüz masajı ile güneş lekelerine iyi geldiği belirtilmiştir.

DEFNE Sabunu
Derideki gözenekleri açar ve rahatlatır. Kepeklere karşı korur, antiseptik oluşu sayesinde derideki bir çok hastalığa, egzama ve mantara iyi gelir.Varisleri rahatlatmada, ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yara ve tahrişlere karşı çok etkilidir. Antiseptik özelliği vardır.
kaynak..

Bu Yazılarımıza Göz Atın
Blog Widget by LinkWithin

Special design for BIR YASTIKTA . Designed by GeCe